Tasavvuf Ve Aşk'a Dair...

Dua

Ağustos 5, 2009 · Kategori: tasavvuf - din


Dua




“Allah’ım (CC)!

 

Biz Senin Efendimiz Muhammed’e (SAV)

 

Ve O’nun (SAV) âilesine (RA),

 

Tıpkı İbrâhîm’e (AS) ve O’nun (AS) âilesine (RA) yaptığın gibi,

 

Her iki âlemde de salât etmeni, onların şânını yüceltmeni dileriz.

 

Hamde, övgüye lâyık olan ancak Sensin, (!!!) şânı yüce olan ancak Sensin.

 

Allah’ım (CC)!

 

Bizi Sana teslim olmaya çalışanlardan, (!!!)

 

Dâimâ Senin huzûrunda duranlardan eyle. (!!!)

 

Sana karşı tedbir almaktan bizi uzaklaştır. (!!!)

 

Bizi, işlerini Sana bırakanlardan eyle. (!!!)

 

Biz kendimiz için olmadan önce Sen bizim içindin.

 

Nasıl ki, bizden önce bizim için idiysen, bizden sonra da yine bizim için ol. (!!!)

 

Bize lütfunun elbiselerini giydir.

 

Bize Senden (!!!) HAYÂ etme (!!!) duygusu ver. (!!!)

 

Tedbir karanlıklarını kalplerimizden çıkar. (!!!)

 

Sırlarımızda tefvîz nurlarını aydınlat. (!!!)

 

Bize Senin güzel tercîhini göster, (!!!)  

 

Tâ ki, onun gerekleri içimize yerleşsin (!!!)

 

VE SENİN BİZİM İÇİN TERCÎHİN (!!!)

 

BİZİM KENDİ TERCİHLERİMİZDEN (!!!) BİZE DAHA HOŞ GELSİN. (!!!)

 

 

Allah’ım (CC)!

 

Nefislerimize acı.

 

BİZE EMRETTİĞİN ŞEYLER DURURKEN, (!!!)

 

BİZE GARANTİ ETTİĞİN ŞEYLERLE BİZİ MEŞGUL ETME. (!!!)

 

Bizden tâlibi olduğun şeyler dururken, (!!!)

 

Bizden talep ettiğin şeylerle bizi meşgul etme. (!!!)

 

 

Allah’ım (CC)!

 

Sen bizi Sana bağlanmaya (!!!)

 

Ve sürekli Senin huzurunda olmaya (!!!) çağırıyorsun;

 

Sen bizi muvaffak etmedikçe (!!!) biz bundan âciziz, (!!!)

 

Bize kuvvet vermediğin müddetçe (!!!) buna gücümüz yok. (!!!)

 

Sen yapmadığın sürece, bizim bir şey olmamız mümkün mü? (!!!)

 

Sen bizi ulaştırmadıkça, (!!!)  biz bir şeye nasıl ulaşırız? (!!!)

 

Senin yardımın olmadıkça, (!!!)

 

Bizim bir şeye güç yetirmemiz mümkün mü hiç? (!!!)

 

 Emrettiğin şeylerde bizi muvaffak kıl; (!!!)

 

Menettiğin şeyleri terketme (!!!) husûsunda da bize yardım et. (!!!)

 

Allah’ım (CC)!

 

Bizleri tefvîz bahçelerine, (!!!)

 

Teslimiyet cennetlerine koy. (!!!)

 

Bizi onlarla ve onların içinde nîmetlendir;

 

Sırlarımızı ise, onların nîmetleri ve lezzetleri ile değil,

 

KENDİNLE (!!!)  BERÂBER ET. (!!!)

 

Allah’ım (CC)!

 

Sana teslim olma (!!!) ve Sana yönelme (!!!) nûruyla bizi aydınlat ki,

 

Sırlarımız onunla sevinç duysun (!!!) ve nurlarımız onunla kemal bulsun. (!!!)

 

Bir şeyi yaratmadan önce onun tedbîrini alan Sensin. (!!!)

 

Biz biliriz ki, ancak (!!!) Senin dilediğin şey gerçekleşir. (!!!)

 

Sen murad etmedikçe bu ilmin bize bir faydası olmaz. (!!!)

 

Biz Senin iyiliklerini istiyoruz. (!!!)

 

Fazlına teslim olduk. (!!!)

 

İnayetinle bize ulaş. (!!!)

 

Riâyetinle bizi kuşat. (!!!)

 

Bizi himâye vücûduna dâhil et. (!!!)

 

MUHAKKAK Kİ, SEN HER ŞEYE KÂDİRSİN. (!!!)

 

Allah’ım (CC)!

 

Biz biliriz ki, Senin hükmüne karşı konulmaz. (!!!)

 

Kaderinle zıtlaşılmaz. (!!!)

 

Senin koyduğun hükmü bozmaya (!!!) bizim gücümüz yetmez. (!!!)

 

Hükmünde Senden lütuf (!!!) ve destek bekliyoruz. (!!!)

 

Ey âlemlerin Rabbi (CC)!

 

Bizi, hükmünde riâyet ettiğin, koruyup gözettiğin kimselerden eyle. (!!!)

 

Allah’ım (CC)!

 

Bize kısmetlerimizi ayıran Sensin, (!!!)

 

Onları bize ulaştıran Sensin; (!!!)

 

Onları bize tatlılıkla, (!!!) kolaylıkla (!!!) cehennemden korunmuş (!!!)

 

Ve vuslat nûruyla (!!!) etrâfı çevrilmiş olarak ulaştır. (!!!)

 

Onları SENDEN bilelim. (!!!)

 

Onlar için ŞÜKREDENLERDEN olalım. (!!!)

 

ONLARI SANA İZÂFE EDELİM; (!!!) HİÇBİR MAHLÛKA İZÂFE ETMEYELİM. (!!!)

 

 

Allah’ım (CC)!

 

Dünyâ rızkı olsun, (!!!) âhiret rızkı olsun, (!!!)

 

Rızkın tamamı Senin elindedir. (!!!)

 

BİZE, HAKKIMIZDA HAYIRLI BİLDİĞİN RIZKI VER (!!!)

 

Ve ondan hayırlısıyla faydalanmayı nasip et. (!!!)

 

Allah’ım (CC)!

 

Bizi, Senin için seçilmişlerden eyle, (!!!)

 

SANA KARŞI (!!!) SEÇİLMİŞLERDEN EYLEME. (!!!)

 

İşlerini Sana teslim edenlerden eyle, (!!!)

 

SANA ÎTİRAZ EDENLERDEN EYLEME. (!!!)

 

Allah’ım (CC)!

 

Bizler Sana muhtâcız; (!!!)  bize atâ ve ihsanda bulun. (!!!)

 

Sana tâattten âciziz; bize güç ver. (!!!)

 

Bize, Sana itâat etme kuvveti bağışla. (!!!)

 

Sana isyan etmede bize acziyet ver. (!!!)

 

Rubûbiyetine (CC) teslîmiyet ver. (!!!)

 

Ulûhiyetinin hükümlerine karşı bize sabır ver. (!!!)

 

Sana mensup olma şerefi ver. (!!!)

 

Kalplerimizde (!!!)Sana TEVEKKÜL etme rahatlığı ver. (!!!)

 

Bizi rızâ (!!!) meydanlarına girenlerden eyle. (!!!)

 

Teslîmiyet kokusunu (!!!) koklayanlardan eyle.

 

Mârifet meyvelerini (!!!) toplayanlardan eyle. (!!!)

 

Bize tahsîs (özel olma) elbiselerini giydir. (!!!)

 

KURBİYET (!!!) VE MUHABBET (!!!) MERTEBESİ İLE BİZİ HEDİYELENDİR. (!!!)

 

Dâimâ senin hizmetinde olanlardan, (!!!) mârifetine erenlerden eyle. (!!!)

 

Bizi, Resûlüne (SAV) tâbi ve vâris olanlardan, (!!!)

 

O’ndan (SAV) aldıklarını hakkıyla yerine getirenlerden (!!!)

 

Ve O’nun (SAV) makâmına  (!!!) niyâbeten geçenlerden eyle. (!!!)

 

Ey âlemlerin Rabbi (CC)!

 

BİZE KATINDAN HAYIRLI BİR SON NASİP EYLE. (!!!)

 

 

Allah-ü Teâlâ (CC), Efendimiz Muhammed’e salât etsin

 

(O’nun SAV. şânını yüceltsin).

 

O’ndan da (SAV), bütün Ashâbından da (RA) râzı olsun.

 

Amin.

 

Abdülkadir GEYLANİ (H.z.)

Cila-ul Hatır

 

 

Öyle Güzel Bir Dua ki…

“Bu Hazineleri Asırlar Öncesinden Günümüze Kadar Ulaştırıp Bize Sunanlardan, Derleyip Kitap Haline Getirenlerden Allah Razı Olsun.”

“Rabbim Bizlere de Onların Yolundan Gitmeyi

Ve Son Nefeste İman Üzere Ölmeyi Nasip etsin.”

 

“Ve Tüm Ümmet-i Muhammed İçin Yukarıda ki Dua Kabul Edilmiş Olsun İnşallah…”

 

Selam ve Dua İle

Reyhan Yavuz

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Ey kul! (II)

Ağustos 5, 2009 · Kategori: tasavvuf - din

Ey kul! (II)



Ey kul!

 

Himmetini fânî rızkına yoğunlaştıracağına bana yoğunlaştır. (!!!)

 

Onu senden kaldırmam, boşuna onun için yorulma. (!!!)

 

Sana ne yüklenirse onu kabul et. (!!!)

 

Seni evin içine alacağım ve ikramımdan mahrum edeceğim!

Senden hakkımı yerine getirmeni isteyeceğim ve ikramımdan seni mahrum edeceğim!

Ben senden bana hizmet etmeni istiyorum, kısmetini istemeni değil. (!!!)

 

Senin kısmetin benim katımdadır; o orada bâkî kalacak değildir. (!!!)

 

Sana iyiliklerimi hazırladım, rahmetimi senin için ızhar ettim, ortaya çıkardım. (!!!)

 

Senin için sâdece dünya ile kanaat etmedim, cennetimi de senin için donattım.

 

Senin için bununla da yetinmedim, sana rü’yetimi verdim.

 

Bunlar benim fiillerim iken, sen nasıl olur da benim fazîletlerimden, ikramlarımdan şüphelenirsin? (!!!)

 

Ey kul!

 

Nîmetimi elde eden, fazîletlerime ulaşan birileri mutlakâ olur.

 

Benim bunlardan her hangi bir şekilde menfaatlenmekten müstağnîyim.

 

Bu, kat’î deliller ile ispatlanmış bir husustur.

 

Şayet sen benden seni rızıklandırmamamı (!!!) talep etsen dahi, senin bu isteğini kabul etmem. (!!!)

 

Benden kendini benim fazlımdan mahrum etmeni dilesen dahi, ben seni mahrum etmem. (!!!)

 

Öyleyse, sen bana dâimâ duâ edersen, (!!!) benden her zaman talepte bulunursan nasıl olur?

 

Eğer başkalarından utanmıyor isen, bâri benden utan. (!!!)

 

Beni iyi anla. Beni anlayanlar bütün atâ ve ihsanlara nâil olmuştur.

 

Ey kul!

 

Beni tercih et, (!!!) bana karşı tercihte bulunma.

 

Kalbin sadâkatle bana yönelsin. (!!!)

 

Eğer böyle yaparsan, sana acâip lütuflar ve müthiş ikramlar gösteririm.

 

Sırrını (!!!) beni müşâhede etme (!!!) nimetiyle nîmetlendiririm.

 

“Tahkîk” (hakîkat) ehli için yolu ızhar ettim, ortaya koydum.

 

“Tevfîk” (başarı) sâhipleri içinse hidâyet kaynaklarını açıkladım.

 

Yakînen inananlar bana hakkıyla teslim oldular. (!!!)

 

Mü’minler de bana apaçık tevekkül ettiler(!!!)

 

Benim onlar için kendi nefislerinden (!!!) daha hayırlı olduğumu (!!!) ve tedbîrimin (!!!) onların kendi tedbirlerinden (!!!) daha güzel olduğunu bildiler. (!!!)

 

Rubûbiyetime teslim oldular ve kendilerini huzûruma attılar. (!!!)

 

Buna karşılık olarak ben de onların içlerine bir rahatlık, (!!!) akıllarına bir nur (!!!) ve kalplerine de bir mârifet verdim. (!!!)

 

Onların makamlarını, mevkîlerini ve şanlı bayraklarını yükseltmek benim üzerimde bir hak oldu.

 

Ayrıca, benim evime girdiklerinde onlar için, hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir beşer kalbine gelmeyen şeyler vardır.

 

Ey kul!

 

İçinde bulunduğun her vakitte ben senden, kısmetini talep etmeni değil, (!!!) bana hizmet etmeni isterim. (!!!)

 

Çünkü zâten ben kısmetini sana garanti ettim. (!!!)

 

Seni bir hizmette kullanırsam, seni doyururum.

 

Bil ki, sen beni unutsan bile (!!!) ben seni unutmam. (!!!)

 

Sen beni zikretmeden önce ben seni zikrederim.

 

Bana isyan etsen bile (!!!) benim sana verdiğim rızık süreklidir. (!!!)

 

Sen böyle benden yüz çevirmiş olduğun halde bile ben böyle iken, (!!!)

 

Bana yöneldiğinde (!!!) nasıl olurum? (!!!)

 

Buna ne dersin?

 

Beni hakkıyla takdir edemedin. (!!!)

 

Kahrımı görünceye kadar teslim olmadın ve bana rağbet etmedin.

 

Emirlerimi tutmasan da benden yüz çevirme. (!!!)

 

Benden başka dayanacak bir şey bulamazsın. (!!!)

 

Benden başkasından zenginlik bekleme. (!!!)

 

Seni benden başka bir kimse zengin edemez. (!!!)

 

Ben seni kudretimle yaratanım.

 

İyiliklerimi önüne serenim.

 

Benden başka “Hâlık” olmadığı gibi, benden başka “Râzık” da yoktur. (!!!)

 

Yaratırım ve sonra da başkasına (mı) gönderirim? (!!!)

 

İzzet ve ikram veren benim; kullarımı hayır vücûdumdan men (mi) ederim? (!!!)

 

O halde, ey kul!

 

“GÜVEN, ÇÜNKÜ BEN KULLARIN RABBİYİM (CC). SENİ KENDİ MURÂDINDAN ÇIKARIR, ONUN KAYNAĞINA ULAŞTIRIRIM.

 

GEÇMİŞ LUTUFLARIMI HATIRLA. SEVGİNİN HAKKINI UNUTMA.”



Cila-ul Hatır

Abdülkadir GEYLANİ (H.z.)

Gelenek Yayıncılık

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Ey kul! (I)

Ağustos 5, 2009 · Kategori: tasavvuf - din

 Ey kul! (I)

 




Ey kul!

 

 

 

Ey kul!

 

Kulak ver. Çünkü sen görensin, benim mürîdimsin.

Kalp kulağınla dinle, çünkü ben senden uzak değilim.

 

Ey kul!

 

Sen daha nefsin için olmadan önce ben senin “müdebbirin”

(her şeyi idare edenin)  idim.

O halde, nefsin için olmaksızın onun için ol.

Sen daha zuhur etmeden önce ben onun yönetimini üstlenmiştim,

Şu an da onun gözetimi bana ait.

 

Ey kul!

 

Ben yaratmada ve sûret vermede tekim.

Hükmetmede ve yönetmede tekim.

Yaratmamda ve sûret vermemde benim ortağım yok.

Hükmetmemde ve idare etmemde şerîkim yok.

Ben mülkümün mâlikiyim, sahibiyim, bunda nazirim yok.

Hükmetmekte tekim, vezîre ihtiyacım yok.

 

Ey kul!

 

Sen yaratılmadan önce senin idârecin kimdi?

O halde, istenen şeyde O’nunla (CC) çekişme.

Seni güzel bakmaya kim alıştırdı? O halde O’na (CC) inatla karşılık verme.

Seni bana güzel bakışa ben alıştırdım.

 

O halde sen de tedbîri terk ederek bana alış. (!!!)

Ey kul!

 

Tecrübeden sonra hâlâ şüphe olur mu?

Her şey apaçık belli olduktan sonra hâlâ hayret ve zihin karışıklığı olur mu?

İlmin seni bana yükseltir, çünkü senin benden başka murâdın yok.

Yaptığın bütün hayırlar seni benimle münazaadan uzaklaştırır.

 

 

Ey kul!

 

Varlığına, benim yarattığım nazarıyla bak, kendinin fânî olduğunu görürsün.

 

Fânî olan şey hakkında ne dersin? !

 

Otur, sen benim memleketimin idaresini bana teslim ettin.

Sen de benim memleketimden bir parçasın.

O halde benim rabliğim hususunda tartışma,

İlâhî vücudumdaki irademde bana zıt davranma.

 

Ey kul!

 

Ben sana yeterim; bu sana yetmez mi? (!!!)

Benimle sükûnet bulman, sende bana sevkeden alışkanlıklara vesîle olmuyor mu?

 

 

Ey kul!

 

Ne zaman sana ihtiyaç duysam, sen bana sığınıyorsun.

Memleketimden her hangi bir şeye bir vekil tâyin etsem, hep seni tâyin ederim.

 

Ey kul!

 

Seni kendi varlığım için yaratmadan önce, senin için cömertliğimi hazırladım.

Bana karşı nasıl inkâr sahibi olabilirsin?

 

Ey kul!

 

Benim istediğim kişi ne zaman başarısız olur? !

Benim yardımcı olduğum kimse ne zaman yenilgiye uğrar? !

 

Ey kul!

 

Seni, benden bir şeyler talep etmek değil, ! bana hizmet etmek meşgul etsin. !

Benim hakkımdaki hüsn-i zannın,

Rubûbiyetim ile ilgili şüpheli düşüncelere engel olsun.!

 

Ey kul!

 

İhsan sahibini itham etmen, güç ve kuvvet sahibi ile çekişmen, kahhâra, ezip geçene mukâvemet göstermen, hikmet sahibinin hükmüne itiraz etmen, lütuf sahibini sıkıntıya sokman asla uygun değildir.

 

Ey kul!

 

İrâdesini benim için terk eden kişi kurtulmuştur. !

Bana kurnazlık(!) yapan işini yoluna koymuştur.

Bana karşı fakirliğinde samîmî olan kimse zenginlik hazinesine kavuşmuştur. !

Bir kulun hareketi sırf benim için olursa ona yardımım vâcip olur. (!!!)

Benim vesîleme sarılan kimse en kuvvetli vesîleye sarılmıştır.

Ben, tedbir ehlini (sırf kendi aklına güvenen kimseleri) cezalandıracağıma,

Onların binalarını yerle bir edeceğime

Ve düğümlerini çözeceğime dair kendime söz verdim. (!!!)

Onları kendi kendilerine vekil yapacağıma, hilelerini kendi aleyhlerine çevireceğime, onları rızâ rahatlığından, işlerini bana havâle etme nimetinden mahrum edeceğime söz verdim.

 

Eğer onlar bana itimat etselerdi, kendi tedbirlerinden ziyâde benim onlar hakkındaki tedbîrime (idareme), kendi riayetlerinden (gözetimlerinden) ziyâde benim kendileri hakkındaki riayetime razı olurlardı. (!!!)

 

O zaman onları rızâ yoluma sokardım, hidayet ehlinin usulünü onlara verirdim,

Beyza (tertemiz olma) yoluna onları koyardım.

İnayetimi onların, her türlü korkularına karşı onlar için yeterli ve istedikleri her şeyden daha çok celbedici kılardım.

Bu benim için kolaydır.

 

Ey kul!

 

Biz senin yalnızca bizi istemeni, yalnızca bizi tercih etmeni,

Yalnızca bizden razı olup, bizden başka hiçbir şeyden razı olmamanı istiyoruz.

 

Ey kul!

 

Sana bir üstünlük de yazsam, bir belâ da takdir etsem, bunların hepsinde de sana lütfumun sırlarının ulaşmasını istemekteyim. (!!!)

 

Ey kul!

 

Senin için her ne nîmet ızhar edersem, onun karşılığını benimle çekişme yapma. Sana verdiğim akıl ihsanını da bana zıtlaşmada kullanma.

 

Ey kul!

 

Nasıl ki, göğümün ve yeryüzümün idaresindeki tekliğimi, onlara hükmetmedeki

Ve onları yönetmedeki tekliğimi bana teslim etmişsen,

Varlığını da öylece bana teslim et. !

Sen benim içinsin; bana karşı tedbir olmaz. !

Sen benimle berabersin; o halde beni vekil tayin et. !

Kefil olarak bana sarıl. !

Sana öyle bağışlarda bulunur, öyle övünçler ihsan ederim ki!

 

Ey kul!

 

“Kulumun kalbinde bana teslimiyet nûru ile benimle çekişme zulmeti birarada bulunmaz”

Hükmünü ben ezelde koydum.

Bunlardan birisi olursa diğeri olmaz. Kendin için bu ikisinden birini seç!

Yazık sana!

Kendi işinle uğraşasın diye senin kadrini yücelttik;

 

Ey kıymetini yükselttiğimiz kişi! Kıymetini alçaltma.!

Ey izzet ve şeref verdiğimiz kişi!

Benden başkasına güvenerek küstahlaşma. !

Yazık sana!

Sen bizim katımızda bizden başkasıyla uğraşmayacak kadar yücesin. (!!!)

 Seni kendi huzurum için yarattım ve onun için sana “hitap”ta bulundum. (!!!)

Yardımımın çekişiyle seni kendime cezbedip çektim.

Eğer kendi nefsin ile meşgul olursan seni perdelerim.

Nefsinin havâsına uyarsan seni tardederim, kovarım.

Şayet ondan çıkacak olursan, işte o zaman seni desteklerim.

Eğer benden başka her şeyden yüz çevirmek suretiyle

Beni sevmeye çalışırsan, ben de sana muhabbet ederim.

 

 

Ey kul!

 

Sana kifayet etsem, bu sana kafi gelmez mi?

Seni hidayete erdirsem, bu hidayet olmaz mı?

Ben ki, yaratıp şekil veren benim!

Değer verip atâ ve ihsanda bulunan benim!

Bunlar seni, takdir ettiğim hususlarda münazaadan ve yaptığım şeylerde itirazdan engellemiyor mu?

 

Ey kul!

 

Benimle çekişen kimse bana inanmamıştır.

Bana karşı tedbir alan kimse beni tevhîd etmemiştir.

Başkasına verdiğim şeyler hakkında şikâyet eden kimse benden râzı olmamıştır.

Bana karşı tercihi olan kimse beni tercih etmemiştir. !

Kahrıma katlanmayan kimse benim emirlerime bağlanmamıştır.

İşini bana bırakmayan kimse beni ârif değildir, beni tanımamıştır. (!!!)

Bana tevekkül etmeyen (!!!)  kimse benim câhilimdir, beni bilmeyendir. (!!!)

 

Ey kul!

 

Benim elimdekiyle değil de, kendi elindekinle yetinmen cehâlet olarak sana yeter.

Ben senin beni tercih etmeni tercih ediyorum; o halde beni tercih et.

Vah sana!

Kulluk, tercih ve zulüm bir araya gelmez; bana ve başka şeylere teveccühün bir araya gelmez.

Senin için ya ben varım, ya da nefsin var. (!!!)

Bilerek seç. !

Hevâyı hayrât ile değiştiremezsin.

 

Ey kul!

 

Eğer sen kendin için benim tedbir almamı talep edersen,

Cahillik etmiş olursun; kendi kendine tedbir alman nasıl olur?

Artık sen düşün!

Benimle birlikte başka bir şeyi de tercih edersen insafsızlık etmiş olursun;

Bana karşı bir şeyi tercih edersen nasıl olur?

 

Ey kul!

 

Eğer ben senin tedbir almana izin verseydim, tedbir almaktan senin utanç duyman gerekirdi;

 

Oysa sana tedbir almama emri verdim, bu nasıl olur?

 

Bir düşün!

 

Ey nefsine değer veren!

 

Eğer onu bize bıraksaydın rahat ederdin. Yazık sana!

 

Tedbîr yükünü ancak rubûbiyet taşıyabilir, onu beşeriyet zaafı taşıyamaz.

Yazık sana!

 

Sen taşınan yüksün, yük taşıyan olma. (!!!)

 

Senin rahat olmanı murâd ettik, nefsin için boşa kendini yorma. (!!!)

 

Seni anne karnındaki karanlıklar içinde idâre eden ve sana vücut verdikten sonra istediği şeyleri veren kim?

 

O’nun (CC) dileğinde O’nunla (CC) çekişme.

 

Ey kul!

 

Sana benim için hizmet etmeni emrettim (!!!)

 

Ve kısmetimi sana garanti ettim. (!!!)

 

Oysa sen benim emrimi ihmal ettin (!!!) ve garanti verdiğim şey hakkında (!!!) şüpheye düştün.

 

Garanti etmekle de yetinmedim, yemin ettim. (!!!)

 

Yeminle de yetinmedim, misaller verdim;

 

Anlayan kullarıma (!!!) şöyle hitap ettim:

 

Rızkınız ve size vâdedilen şeyler göktedir. (!!!)

 

Göğün ve yerin Rabbine (CC) andolsun ki, bu, sizin (kendi aranızdaki) konuşmanız gibi gerçektir.” (!!!)

 

Ârifler benim sıfatımla yetindiler.

 

Yakîn sahipleri de keremimi ve cömertliğimi bana karşı hîle yaptılar.

Eğer vaadim olmasaydı, benim onlara olan ihsanlarımı hiç kesmeyeceğimi bilirlerdi.

 

Eğer garantim olmasaydı, onlar ihsan ve bağış vücûduma sarılırlardı.

 

Ben benden gâfil olanı ve bana isyan edeni bile rızıklandırırken,

 

Bana itâat edeni ve bana duâ edeni nasıl rızıklandırmam? (!!!)

 

Yazık sana!

 

Fidanı diken onu sular.

 

Mahlûkunu yaratan onun imdâdına da yetişir. (!!!)

 

O ona her şeyiyle yeter. (!!!)

 

Yaratma olduğu müddetçe imdâdım da devam edecektir. (!!!)

 

Yaratma olduğu müddetçe rızık da benim üzerimedir. (!!!)

 

Yazık sana!

 

Evine, yemek yedirmek istemediğin kimseyi çağırır mısın?

 

İkram etmek istemediğin ve sevmediğin kimseye yakınlık duyarmısın?

 

Cila-ul Hatır

Abdülkadir GEYLANİ (H.z.)

Gelenek Yayıncılık

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Teşekküre İthafen…

Ağustos 5, 2009 ·

Teşekküre İthafen…




Öncelikle Yorumunuz İçin Teşekkür Ederim.

 

Tespitleriniz Doğru Güzel Bir Yorum Olmuş Gerçekten.

 

Sitede Paylaşılan Yazıları Beğendiğinize De Sevindim Açıkçası.

 

Fakat Bloga Artık Yazı Eklemiyorum.

 

Hesabı Komple Kapatamadığım İçin De Bir Veda Yazısı Yazarak Bitirmeye Karar Verdim…

 

Umarım Siteyi Ziyaret Eden Herkes Üzerinde Olumlu Güzel Ve Kalıcı Etkiler Bırakmıştır.

 

Aradığımı Anlamak İstediklerimi Burada Buldum Demişsiniz?

 

Çoğu Zaman Her Birimiz Bir Kitabı Makaleyi Ya Da Bir Dergiyi Okurken Karıştırırken Kapılırız Aynı Hisse.

 

Tamda Aradığım Gibi Deriz Kendimizden Bir Şeyler Buluruz.

 

Bende Okuduğum Kitaplarda Yazılarda Bu Hisse Kapılırım Çoğu Zaman…


Etkilendiğim Yazılarıda Burada Paylaşmaktan Kaçınmadım...


Kitap Okurken Önemli Gördüğüm Yerleri Çizme Alışkanlığımı Da Devam Ettirerek Eklediğim Yazıları Özenle Düzenledim.

 

Paylaştığım Yazıların Çoğunda Özellikle Dikkat Çekmek İstediğim Bir Nokta Vardı.

 

Çoğu Zaman Hayatın Bize Getirdiklerine Sadece Baş Gözüyle Bakarız.

 

Oysaki Kalp Gözümüzle Bakmayı Becerebildiğimiz Zaman

(Ki Buda Rabbimizin Lütfuyla İnayetiyle Mümkündür)

Yaşadığımız Her Şeyde Rabbimizin Nice Hikmetlerinin Gizli Olduğunu Görürüz.

 

Çünkü Cenab-I Hakkın İzzeti Ve Yüceliği İstermiş Ki

“Sebepler Kudretini Perdelesin.”

 

Yani Bir Bakıma “Tevhid“ Bilincidir Bu.

 

Allah (Cc) In “Hüküm Vermede Bir Tek Varlık” Olduğu Düşüncesini Tüm Yaşamımıza Yaymaktır.

 

B.Zaman Said Nursi Hz. Leri Tek Cümleyle Özetler Bunu

 

“Kâinatta Tesadüfe Tesadüf Edilmez.”

 

Allaha Dost Olmak Ta Allah Dostu Bulmak Ta Zor Gerçekten…

 

Özelliklede Yaşadığımız Zaman Dilimi İçinde Çok Zor.

 

Yalnız Unutmamak Gerekir Ki



“Ameller Niyetlere Göredir”…

 

Yani Her Şeyde Esas Olan


“Niyetlerimizdir.”

 

Eğer Biz Gerçekten


“Allaha Dost Olma”


Yollarını Ararsak Niyet Edersek


Rabbimiz Bize Dost Olmanın Yollarını Açacaktır İnşallah.

 
Rabbim Her Birimize “Marifetullah “Nasip Etsin

 

Ve Bizleri Sevdiği Dostlarıyla Buluştursun...

 

Bayezid-I Bestami Hz. Lerinin En Sevdiğim Sözlerinden Birisi Işık Tutar Gibi Bize

 

“Aramakla Bulunmaz Ama Bulanlar Ancak Arayanlardır.”

 

"Allah Yar Ve Yardımcınız Olsun."

 

Selam Ve Dua İle

Reyhan Yavuz

 

 

Yorum (0) Yorum yaz!

Bloğa Veda

Ağustos 5, 2009 ·

Bloğa Veda

 

Aslında Sanal Ortamda Böyle Bir Paylaşım Alanı Oluşturmayı Hiç Düşünmemiştim.

 

Sanal Ortamdaki Sosyal Paylaşım Ağlarına Karşıyım Çünkü.

 

Faydadan Ziyade Zarar Getirdiği Kanaatindeyim.

 

En Büyük Zararı Da Zaman Kaybı Bana Göre.

 

Fakat Bu Blogu Benim Adıma Kardeşim Almış...

 

Ben Düzenli Olarak Site Güncelleyemem Zaman Ayırmam Mümkün Değil

 

İptal Et Lütfen Dedim.

 

İptal Edemiyorum Dedi.

 

Bu Sitelerin En Sinir Bozucu Yanı Girdikten Sonra Sistemin Çıkmanıza Müsaade Etmemesi.

 

Facebook Gibi Değil Merak Etme Dedi…

 

Bana Göre İse Facebook Dan Pek Farkı Yok…

 

Facebook Hesabım Olmasa Da Sanal Ortamda Blog Hesabım Oldu Nihayet.

 

İlk Başlarda Arşivimde Sakladığım Yazılarımı…

 

Bir Müddet Sonra Da Okuduğum Kitaplardan Veya Gelen E-Mailler Den Hoşuma Giden Yazıları Ekler Oldum.

 

Haftada Bir İki Yazı En Fazla 15 Dk Alıyordu.

 

Fakat Kısa Bir Süredir Bu Bloğa Yazı Eklemiyorum.

 

Daha Doğrusu Ekleyemiyorum.

 

Site Ziyaretçilerine Birkaç Satırlık Bir Veda Yazısını Da Geciktirdim Belki De.

 

Ne Yazık Ki Saatlerce Uğraşmama Rağmen Siteye Yazı Eklemek Mümkün Olmadı.

 

En Azından Paylaştığım Son Yazıyla Hayırlı Bir İş Yapmış Olurum Belki Dedim.

 

Yaşamımızda Bize Yol Gösterecek Maneviyatımıza Işık Tutacak Faydalı Bir Yazı İle Ve Güzel Bir Duayla Noktalamak İstedim.

 

Başucu Kitaplarımdan Birisinin Son Sayfaları Paylaşılmaya Değerdi Bana Göre.

 

Yani Tam Da Aradığım Gibiydi…

 

Yazıyı Düzenledim Ve Eklemeye Çalıştım…

 

Olmadı.

 

Tekrar Denedim. Yine Olmadı.

 

Bir Kez Daha Bir Kez Daha Denedim.

 

Sonuç Olumsuzdu Tabikii…

 

Ve Boşa Geçen Tam İki Saat…

 

 Sistem Çalışmıyor Ve Sürekli Hata Veriyordu.

 

Önce Sisteme Hata Buldum.

 

Ve Sistem Yöneticilerine E Maille Bildireyim Dedim.

 

Zaman Zaman Oluyordu Fakat Hiç Bu Kadar Çok Vaktimi Almamıştı.

 

Sonra Sisteme Hata Bulmaktan Vazgeçtim.

 

Yaşadığım En Basit Şeylerde Dahi Rabbimin Bir Hikmetini Ya Da Bir İkazını Aramaya Çalışır Oldum Son Günlerde.

 

Çünkü Bana Göre Yazı Ekleyemememin Sebebi Sistemin İzin Vermemesi Değildi.

 

Rabbimin İzin Vermemesiydi.(!)

 

Bu Aralar Çok Sık Karşıma Çıkan Aşağıdaki Ayet-İ Kerime İle İkisi Arasında Bir Bağ Kurdum.

 

Tesadüf Değildi Elbette…

 

Derdi Ki Rabbimiz Ayet-İ Kerimede

 

“Ben Cinleri Ve İnsanları (Başka Bir Hikmete Değil) Ancak Bana Kulluk Etsinler Diye Yarattım.” (Zariyat 56)

 

Rabbimin Sözünün Üstüne Bir Şey Söylemem Zaten Mümkün Değil…

 

Sustum. Sadece…

 

Bu Gece E-Maillerime Bakmak İçin G-Mail Hesabımıı Açtım

 

Gelen E-Maillerden Birisi Onay Bekleyen Bir Yorumunuz Var Diyordu.

 

Tıklamak Gelmedi Önce İçimden

 

Yine Hata Verir Diye Düşündüm Doğal Olarak.

 

Her İhtimale Karşı Yoruma Onay Vermek İçin Tıkladım.

 

Nihayet Sistem Düzelmişti…

 

  Blogda Vakit Harcamamak İçin Karar  da Vermiştim.

 

Yazıp Yazmama Konusunda Kararsız Kaldım Açıkçası.

 

En Son Siteye Bir Veda Yazısı Ve Bırakılan Yorum İçin De Birkaç Satır Yazmak İstedim...

 

Eğer Rabbim İzin Verirse Paylaşmayı Düşündüğüm Yazıyı Da Ekleyerek Bu Bloga Veda Edicem…

 

Umarım Paylaştığım Yazılar Ve Tanıtımını Yaptığım Kitaplar Ruhumuza İyi Gelmiştir.

 

Çünkü “Ruhlar İncelmeden İncelikleri Asla Göremezlermiş “

 

Yorum Bırakan Bırakmayan Ve Ziyaret Eden Herkese Çok Teşekkür Ederim…

 

Selam Ve Dua İle…

 

Reyhan Yavuz

Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »